4 Mart 2014 - 20:30
Ukrayna Soğuk Savaş Aktörlerinin Satranç Alanı

Ukrayna’da Washington ve Moskova bir kez daha yüz yüze geldi. Amerika yönetimi Ukrayna geçici Cumhurbaşkanı Aleksandr Turçinov’u tanıdığını açıkladı. Ancak Rusya yönetimi Ukrayna’nın eski Cumhurbaşkanı Viktor Yanokoviç’in darbe ile görevden alındığını belirtiyor.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Her halükarda son günlerde Amerika ve Rusya’nın Ukrayna gelişmeleri üzerine anlaşmazlıklarının daha da belirgin hale geldiği gözleniyor. Ukrayna gelişmelerinin Washington ile Moskova arasında yeni bir soğuk savaş alanına döneceği ile ilgili öngörüleri değerlendiren Amerika Başkanı Obama şöyle diyor: ‘Biz Ukrayna gelişmelerine soğuk savaş dönemindeki siyasi satranç oyunu gibi bakmıyoruz.’ Öte yandan Amerika Başkanı Obama’nın milli güvenlik danışmanı Susan Rice Ukrayna gelişmeleri hakkında yaptığı açıklamada, Amerika’nın çıkarlarının soğuk savaş dönemindeki dengelere dönüşü icap etmediğini ve bu dengelerin 21. yüzyılın gerçekleri ile bağdaşmadığını belirtti. Amerikalı cumhuriyetçi senatör John Mc Cain ise, Amerika yönetimi Ukrayna gelişmelerine Doğu ile Batı arasında savaş şeklinde bakmasa bile Rusya devlet Başkanı Vladimir Putin’in Rusya imparatorluğunu ihya etme peşinde olduğunu belirtti. Gerçekte Amerika sürekli Kazakistan, Beyaz Rusya ve Ukrayna’nın Rusya’ya yakınlaşmasını kaygı ile izliyor ve bu arada balistik füze rampalarına sahip olan ve ekonomik açıdan da Avrupa için büyük önem arz eden Ukrayna, Rusya için de stratejik önem arz ediyor. Aslında Washington ve Moskova arasındaki anlaşmazlıklar sadece Ukrayna gelişmeleri ile sınırlı kalmıyor. Suriye’de de Putin’in Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad’ı ve Amerika’nın da Esad karşıtı teröristleri ve diğer muhalifleri desteklemesi Amerika ve Rusya arasında bir başka anlaşmazlık alanıdır. Aslında Suriye krizi ve İran’ın nükleer meselesi ancak Rusya’nın katılımı ile çözüme kavuşabilir. Beyaz Saray sözcüsü Karney şöyle diyor: Biz Rusya ile ilişkilerimizi dikkatle gözetliyoruz. Bu ilişkiler Rusya’nın isteklerine göre düzenlenmiyor ve sadece iki ülkenin işbirliği yapabileceği ortak noktalar üzerine, hatta bu noktalarda da bazı anlaşmazlıklar olsa bile inşa ediliyor. Amerika yönetimi Rusya’nın Ukrayna gelişmelerine güç savaşı şeklinde bakması için hiç bir sebep bulunmadığını ve şimdi Yanokoviç iktidardan uzaklaştırıldığı için Moskova’nın bu mücadelenin kaybeden tarafı gibi görmemesi gerektiğini ileri sürüyor. Rusya yönetimi, Amerikalı yetkililer Ukrayna’nın Batı’ya yakınlaşması hem bu ülke için ve hem Amerika ve Avrupa için siyasi ve iktisadi faydası olacağını açıkladığı bir sırada Ukrayna üzerindeki nüfuzunu korumaya çalışıyor. Tüm bu gelişmeler, Amerikalı ve Rus yetkililerin açıklamaları bir yana, Ukrayna’nın Rusya ile Batı arasında yeni bir yüzleşme alanına dönüştüğünü gösteriyor. Ukrayna’da Viktor Yanokoviç yönetimi halk ayaklanması başladıktan sonra üç ay gibi kısa bir sürede ve beklenmedik bir sırada çöküverdi ve eski Başbakanı Yulia Timoşenko 2.5 yıl hapiste yattıktan sonra serbest bırakıldı. Ukrayna parlamentosu ise 25 Mayıs tarihini cumhurbaşkanlığı seçimlerinin düzenleneceği tarih olarak belirledi. Yanokoviç Kiyev’den kaçtı, fakat şimdi akla gelen soru şu ki ne oldu da Rusya bu kadar hızlı bir şekilde Ukrayna üzerindeki nüfuzunu kaybetti, fakat Suriye’de üç yılın ardından hala Batı’nın karşısında direniyor? El Naşra sitesi “neden Rusya Suriye’de kaybetmediğini Ukrayna’da kaybetti?” başlığı altında yayınladığı bir yorumda şu ifadelere yer verdi: Esas soru şu ki neden Rusya komşuluğunda bulunan müttefikini kaybetti, fakat Rusya sınırlarından uzak olan müttefikini desteklemekte başarısını sürdürüyor? Yine neden Moskova Ukrayna’da üç ay süren çatışmaların ardından bu ülkenin üzerindeki nüfuzunu Batı’nın lehine kaybettiğini, fakat Suriye’de üç yıl süren çatışmanın ardından hala Batı’ya ve diğer muhaliflere karşı direndiğini sormak gerekir. Ukrayna Rusya ile ortak sınırı bulunmasına karşın Moskova bazı nedenlerden ötürü Rusya yandaşı Yanokoviç yönetimini destekleyemedi. Bunun gerekçelerini şöyle açıklamak mümkün: 1- Ukrayna ordusu tarafsızlığını ilan etti ve hükümetin muhaliflerin protestolarına son vermek üzere müdahale etme talebini reddetti. Fakat Suriye’de istihbarat ve güvenlik kurumlarının ordunun yanında yer alması, Suriye gelişmelerinde önemli rol ifa etti. 2- Gerçi Ukrayna’nın azledilen Cumhurbaşkanı Viktor Yanokoviç protestocuların üzerine ateş açmak amacıyla keskin nişancıları evlerin çatısına yerleştirdi. Protestocular kolaylıkla silah elde etmeleri ve böylece polis ve güvenlik güçlerini öldürmeleri için çaba harcadı fakat muhaliflerin ayaklanmasını militarize etme çabaları başarısızlıkla sonuçlandı ve Ukraynalı protestocular eylemlerinin barışçıl olması için büyük ölçüde çaba harcadı. Ancak Suriye’de silahlı örgütlerin müdahalesi bu ülkede krizi militarize etti ve şartları değiştirdi.3- Ukrayna konusunda Amerika ve AB ülkeleri var gücü ile kriz ekseninde yer aldı ve muhaliflere siyasi destek verdi ve Kiyev yönetimini baskı altında tuttu ve önleyici tedbirlerle Rusya’nın Yanokoviç’e sahada destek vermesini engelledi. Oysa Amerika ve Batı’nın Suriye’de muhaliflere yönelik desteği sınırlı ve düzensiz oldu. 4- Ukrayna’da gerçi muhalifler çeşitli gruplara mensuptu ve farklı liderlerin taraftarıydı ki Suriye’de de durum aynı şekildeydi. Fakat Ukraynalı protestocular cumhurbaşkanının görevden azledilmesi, anayasanın düzeltilmesi ve özgürlüklerin arttırılması gibi amaçları doğrultusunda birlik ve beraberliğini korudu. Ukrayna halkı arasında din ve ırk bakımından büyük farklılıkların söz konusu olmasına karşın diktatörleri ve komünistlerin iktidarını andıran yönetimi devirme konusunda hepsi hemfikirdi. Oysa Suriye’de dini ve etnik etkenler muhaliflerin bölünmesinde etkili oldu. Bu duruma Kürtlerin muhaliflerin başlattığı çatışmalardan çekilmesini, Hristiyan, Dürzi ve Alevi azınlıkların Şam yönetimi devrildikten sonra geleceklerinden ve radikal örgütlerin vahşi cinayetlerinden kaygı duymasını örnek vermek mümkün. 5- Ukrayna’da Batı ve Avrupa muhalifleri destekledi ve hepsi Ukrayna’yı Rusya’nın nüfuzu altından kurtarma ve AB’ye üye yapma konusunda hemfikirdi. Ancak Suriye’de muhalifleri destekleyen Batı ve Arap rejimlerin amaçları farklıydı ve bu farklı ve bazen çelişkili ve zıt amaç ve çıkarlar Suriye krizini şiddetle etkiledi, öyle ki muhaliflerin elini zayıflattı ve daha sonra da bir birine düşürdü. Şimdi Ukrayna ve AB arasında ticari işbirliği anlaşması ile ilgili müzakerelerin üzerinden aylar geçtiği bir sırada, Ukrayna çok kötü iktisadi şartlar altında bulunuyor ve bu yüzden Ukrayna halkı AB ile tarihi bir anlaşma imzalanması ve böylece ülkelerinin AB ile iktisadi ve siyasi işbirliğinin yolunun açılmasını bekliyor. Bu arada Ukrayna’da yaşanan hızlı gelişmeler, Rusya’nın bir süper güce dönüştüğü ve yenilmez olduğu iddialarının doğru olmadığını ortaya koydu. Çünkü Rusya için dünyanın her yerinde nüfuz sahibi olması veya nüfuzunu kaybetmesi iç ve dış etkenlere bağlıdır. Bu yüzden dünyanın her hangi bir noktasında başarılı olurken, bir başka noktasında hezimete uğrayabilir. Şimdi ise Ukrayna’da halk ayaklanması zafere ulaştı ve yeni yönetimin yapısı da belli oldu. Gerçi Ukrayna’da eski yönetimin bazı yetkilileri kendilerini aklayarak kurtulmayı başardı, fakat Ukraynalı protestocular politikacılarına pek de güvenmiyor ve onları temsilen müzakere etmelerine pek sıcak bakmıyor. Şimdi Ukrayna’da sıra politikacılara geldiği ve zorlu bir işin sorumluğunu üstlenmeleri gerektiği anlaşılıyor. Ukraynalı politikacılar 2004 anayasasını düzelterek yeni bir anayasa hazırlaması ve ülkenin kırılgan ekonomisine çeki düzen vermesi gerekiyor. Bu arada Kiyev’in bağımsızlık meydanındaki protestolara liderlik edenlerin gündeminde adaletin yeniden inşa edilmesi, milis güçlerin dağılması ve suçluların cezalandırılması yer aldığı anlaşılıyor.